17 Haziran 2013 Pazartesi

Harç bitti, yapı paydos - Taksim’in yıldızları - Yeter artık... DUR / FEYZİ HEPŞENKAL / MİLLİYET EGE / 17 HAZİRAN 2013

Harç bitti, yapı paydos

Osman (kardeşim) Gencer, geçen günkü yazısında AK Parti İzmir milletvekilleri Ertuğrul Günay ile Erdal Kalkan’ın “akıbetini merak ettiğini” yazmış.
Farkındasınızdır.
Önce Ertuğrul Günay “rahatsızlık sinyalleri” vermeye başladı.
Ardından “can yoldaşı” Erdal Kalkan.
Minik kuşları (tweet) sürekli uçuruyorlar kafeslerinden.
Hele Günay’ın şu son tweeti manalı manalı öterken, Orhan Veli’nin dizelerini seslendiriyor:
"Güzel ağacım,
Sen yok olduğun zaman
Biz de inşallah
Başka mahalleye taşınmış oluruz
Sabah ola, hayr'ola.”

* * *

Yani merak edecek fazla bir şey yok Osman kardeşim.
Ayrılık yakın.
Zira…
Harç bitti, yapı paydos.

* * *

AK Parti’nin ne Ertuğrul Günay ve arkadaşlarına, ne diğer ak solculara, ne yeşil liberallere, ne pembe demokratlara ihtiyacı kalmadı.
Onlar amaçlanan düzene geçiş için kullanılan. . . Artık adına “köprü” mü dersiniz, “araç” mı derseniz, “alet” mi dersiniz, “edevat” mı dersiniz; adı her neyse, öyle bir işlev üstlendiler.

* * *

“Kalkan” oldular.
“Miğfer” oldular.
AK Parti iktidarını korudular.
“Dozer” oldular.
“Kepçe” oldular.
Erdoğan’a yol açtılar.
Tıpkı Avrupa Birliği gibi!

* * *

Benzer bir vedalaşmanın AB ile yaşanacağını çok önceden yazmıştım zaten.
Nitekim Başbakan, yine geçen gün “okkalı bir fırça” çekmedi mi eski dostlarına; ipi “ha koptu, ha kopacak” noktasına getirmedi mi?.
Haklı kendince.
Avrupa Birliği bundan sonra can sıkar.
Neymiş o, Avrupa Birliği şartı şurtu falan.
Neymiş o, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi filân.

* * *

Kaparsın kapıyı.
Bakarsın dalgana!


Taksim’in yıldızları

Gezi olayları bazı isimlerin ve grupların yıldızını iyice parlattı.
Evet.
ÇARŞI.
Attıkları her adımda yer gök inledi.
Evet.
Üstünlükleri tartışılmaz.
Ama bir de "Antikapitalist Müslümanlar” var.
Onların başındaki isim olan İhsan Eliaçık var.
Müthiştiler.
Çok ses getirdiler.
Çok sevildiler.
Ve farkında mısınız bilmem…
Yıllar boyu kimsenin başaramadığını Gezi Parkı'ndaki "tarz ve tavırları” ile İhsan Eliaçık önderliğindeki "Antikapitalist Müslümanlar" yaptı.
Herkes onları bağrına bastı, kucaklaştı.
İşte mucize de o noktada yaşandı.
Başörtüsü bir sorun olmaktan çıktı.

Halkın ortaklaşa koruması altına alındı.



             Yeter artık... DUR
             

16 Haziran 2013 Pazar

Bir “duruş” yeter / FEYZİ HEPŞENKAL / MİLLİYET EGE / 16 HAZİRAN 2013

Bir “duruş” yeter

Geçen günlere baktığımda, çok şey görüyorum. Geleceğe baktığımda ise şu geçen günlerden çıkardığım bir ders öne çıkıyor.
Eylem, direniş, protesto…
Bütün bunlar için “yapılmaması gerekenler” saymakla bitmez.
Yine de saymaya çalışayım:
Küfür.
Hakaret.
Tekme.
Tokat.
Taş.
Sopa.
Sapan.
Molotof.
Barikat.
Hedef saptıran duvar yazısı, afiş, pankart.
Yakmak.
Yıkmak.
Vurmak.
Kırmak.
Bunların hepsi, yapılmaması gerekenler.

* * *

Bunların hepsi “yanlış” ise o zaman “doğrusu” ne?
Doğru bir DURUŞ.

* * *

Tıpkı Gezi Parkı’ndaki “kırmızılı kadının” duruşu gibi bir duruş.
Vakur ve onurlu bir duruş.

* * *

Tıpkı İstanbul’un sokaklarındaki “siyahlı kadının” duruşu gibi bir duruş.
Cesur ve ödünsüz bir duruş.

* * *

Tıpkı Taksim Meydanı’nda günlerce elindeki Türk bayrağı ile kıpırdamadan duran  63 yaşındaki emekli Makine Mühendisi Mustafa Mistil’in duruşu gibi bir duruş.
İnançlı ve kararlı bir duruş.

* * *

TOMA mı, gel.
Panzer mi, gel.
Su mu, sık.
Gaz mı, sık.
Nereye kadar?

* * *

Emin olun.
İnsanın bu duruşu karşında…
Hiçbir güç duramaz!





15 Haziran 2013 Cumartesi

Alın size yalan haber! / FEYZİ HEPŞENKAL / 15 HAZİRAN SAAT: 20:15

                                                                                       15 HAZİRAN SAAT: 20:15


Alın size yalan haber!

Bir haber “uydurmak” istedim.
Ve uydurdum:
“Lustral, Seralin, Selectra, Serdep, cipram, Eslopram, Citol, Vodalex, Citara, Seroxat, Paxil, Faverin, Prozac, Depreks, Zedprex, Fulsac, Florak, Cipralex, Eslorex, Citoles, Efexor, ixel, Edronax, Stablon, Remeron, Mirtaron, Moklobemid, Aurorix, Tolvon, Desyrel, Zyban, Laroxyl, Anafranil, Tofranil, İnsidon, İnsomin, Ludiomil, Maprotil” VE BENZERİ İLAÇLARI ÜRETEN FİRMALARIN OLUŞTURDUĞU LOBİ, AK PARTİ’Yİ DESTEKLEME KARARI ALMIŞ.
ÇÜNKÜ BU İLAÇLARIN TÜRKİYE’DEKİ SATIŞI PATLAMIŞ.

Tamam.
Haber “yalan” ama…
Doğru olsa şaşıran olmaz!

* * *

Başbakan’ın Ankara’daki mitinginde iki nokta öne çıktı.
Birincisi, Mehmet Ali Alabora’yı “Gezi Parkı olaylarının sorumlusu” olarak gösterip, “Hesap soracağız” diyerek, hedefe çakmasıydı.
Çok yanlış ve çok tehlikeli bir şey bu yaptığı.
Allah korusun, Mehmet Ali’nin başına bir şey gelirse, nasıl verir bunun hesabını?
Ve ikincisi, alandaki meydandaki MHP bayrakları…
Buna yönelik MHP’den bazı tepkiler geldi gelmesine ama ben asıl Oktay Vural’ı bekliyorum.

* * *

Konuşmanın geneline bakıldığında ise o sanatçılarla yapılan toplantıların falan “boşuna” olduğu, bir kez daha anlaşıldı.
İnsanlar “ne anladıklarını” da, şöyle aktardı:

Mehmet Ali Alabora'dan nasil hesap sorulacak? Idam mi edilecek?!

Tanidiklarimin cogu icin dun itibariyle Gezi eylemi bitmisti. Basbakan konustu ve simdi hepsi fikir degistirdi. Buna hangi lobi neden oldu?
 Ahmet Ümit tarafından retweetlendi

Başbakan gerçekten eylemlerin bitmesini mi istiyor?yoksa çatışmalardan güç devşirmeye mi çalışıyor? Barış dili değil dili. Tehlikeli bu

Erdoğan cephesinde değişen birşey yok! Allah, Türkiye'ye kolaylık ve sabır versin demokrasi konusunda.

Başbakanı sonuna dek dikkale dinledim sadece 'üzgünüm' diyorum. Bazı şeyler hiç kaşınmaz Allah bu ülkeye yar ve yardımcı olsun

BanuGuven @banuguven 1 dk
Başbakan #direngezi diyor bir nevi.

* * *



Yarın çok önemli gerçekten.
Yumruklar sıkılı.
Bir yanda AK Parti’nin mitingi var İstanbul’da.
Diğer yanda “diren gezi” çağrıları ve çığlıkları.




Her yerde bir meydan... Her meydanda tek çadır / FEYZİ HEPŞENKAL / SAAT 15:40

                             FEYZİ HEPŞENKAL / SAAT 15:40

Her yerde bir meydan...
Her meydanda tek çadır

Her zaman olduğu gibi, söylenecek ve yazılacak çok şey var yine.
Ama önce:
“HUZUR İÇİNDE YAT AHMET KARDEŞİM.
MEKANIN CENNET OLSUN.”



Gidişatın şekli belli oldu.
Taksim Dayanışması sosyal medya üzerinden son yaptığı açıklamada çadırların sökülüp tek bir sembolik çadır bırakılacağını duyurdu.
Açıklama şöyle:
“Taksim Dayanışması toplantısında, bazı kurumlar ve partiler ortak bir Taksim Dayanışma çadırı altında buluşmaya karar verdi. Karar dayanışmanın bütün bileşenlerini kapsamamaktadır. Kararı alan kurumlar kendi açıklamalarını yapacaklardır.”
Akıllı olma zamanı.
Dikkatli olma zamanı.
Onun için…
TÜM BİLEŞENLER "TEK ÇADIRDA" TOPLANMALI.
Ve hatta…
Her şehirde bir meydan, her meydanda tek çadır olmalı.

* * *

İhsan Eliaçık önemli mesajlar vermeye devam ediyor.
Sesine kulak verin…
“Bin yıllık fetva:
Sultanın sofrasına oturanın şahitliği kabul edilmez, verdiği fetva meşkuktur (şüpheli, güvenilmez).”

* * *

AK PARTİLİ İHSAN DAĞI İSE “DOSTLARINI” SÜREKLİ UYARIYOR:
“AK Partili dostlara uyarılar 1: Lideriniz savunurken 'diktatör' sözünü ağzınıza almayın.Reddederken bile o kelimenin altı çizilmiş oluyor!
AK Partili dostlara uyarılar 2:ArapBaharına CIA işi demeyin.a-Mübarek'i savunuyor gibi görünüyorsunuz.b-Devrimleri siz de desteklemiştiniz!
AK Partili dostara uyarılar 3; sık sık 27 Mayısı ve Menderesi hatırlatmayın. Yanlış anlaşılıyor, Allah korusun...”

* * *

Taksim Gezi Parkı’nda gayet anlamlı bir “kolay” paylaşıldı.
Cumhurbaşkanı Gül’ün Karadeniz gezisinden gönderdiği fotoğrafın yanına, “Melih Gökçek’in provokatörlerin attığı taşla öldüğünü öne sürmesine karşın, bugün yapılan otopside kafasından mermi çekirdeği çıkarılan” Ethem Sarısülük’ün bir resmi kondu:








Ve kişisel bir değerlendirme:

ŞU GEÇEN 15 GÜNKÜ HALİME BAKIYORUM DA... MEĞER BEN DE GENÇMİŞİM AMA HABERİM YOKMUŞ.

14 Haziran 2013 Cuma

Ankara’nın puslu havası / Ve Ankara'ya inat İzmir'de gurup / Feyzi Hepşenkal / MİLLİYET EGE / 14 Haziran



Ankara’nın puslu havası

AK Parti Genel Merkezi’ne “Polat Alemdar” olarak girip, “Necati Şaşmaz” olarak çıkınca yıktı, geçti ortalığı.
Gündemde ne Gezi Parkı kaldı, ne Topçu Kışlası.
Varsa Polat.
Yoksa Necati.
Konuşmasını her izleyen attı kendini yere:
“Ahmet Aziz Nesin
Nihat Doğan senden ricam Necati Şaşmaz'i bir sustur. Seni lider yapmayan çapulcu olsun.”
“Necati Şaşmaz'ın basın açıklamasından sonra böyle bir olayın tekrar yaşanmaması için harekete geçen direnişçiler, ele geçirdikleri dozerle birlikte Topçu Kışlası inşaatına başladı...”
“Ahmet Hakan
Biber gazı mı, Necati Şaşmaz mı?”
“Necati’yi anlamaya çalışan dedeme felç indi beyler acil rt!”
“Demet Akbağ
Ahanda artık kurtlar da vadiye inmez!”
“RedHack: Necati Şaşmaz'ı biz hacklemedik"
“Necati Şaşmaz, kendisine gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı:
- Ben var sizi anlamamak."

* * *

Aslında ne bekleniyordu ki, Necati Şaşmaz’ın bilgelik yüklü cümleler ile Başbakan’a ilham vermesi mi?
“Rüzgâr ne kadar sert eserse essin kayadan alıp götüreceği tozdur” veya “Büyük adam olmak için risk almak gerekir” ya da
“Seninle benim kellemi alacak adamın kulağına ezanı ancak biz okuruz” deyip; iyice gaza getirmesi mi?
Yoksa Başbakanı “Neyi yaptıklarını bilip de niye yaptıklarını bilmeden kimseyi iyi ya da kötü diye ayırmayın” veya “Ateşe atlamasına mani olamıyorsan ateşi söndür” şeklindeki sözlerle,  itidale davet etmesi mi?

* * *

Tamam.
Bu cümleler kulağınıza aşina gelmiş olabilir.
Bir sorun var ama…
Bütün bunlar Necati Şaşmaz’ın değil, Polat Alemdar’ın cümleleri.
Veya şöyle diyelim:
Bütün bunları Necati Şaşmaz’a söyleten, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri.
Yani.
Başbakan fikir alışverişinde bulunmaya, keşke onları davet etseydi!

Ve Ankara'ya inat İzmir'de gurup




Çiftlik..

“Ali babanın bir çiftliği var
Çiftliğinde inekleri var
Möö möö diye bağırır
Çiftliğinde Ali babanın
Ali babanın bir çiftliği var
Çiftliğinde kuzuları var
Mee mee diye bağırır
Çiftliğinde Ali babanın
Ali babanın bir çiftliği var
Çiftliğinde tavukları var
Gıt gıt gıdak gıt gıt gıdak diye bağırır
Çiftliğinde Ali babanın
Ali babanın bir çiftliği var
Çiftliğinde eşekleri var
Ai ai ai ai diye bağırır
Çiftliğinde Ali babanın
Ali babanın bir çiftliği var
Çiftliğinde köpekleri var
Hav hav hav diye bağırır
Çiftliğinde Ali babanın
Ali babanın bir çiftliği var
Çiftliğinde çocukları var
Hah hah hah diye bağırır
Çiftliğinde Ali babanın”
DİĞER SESLERE İNAT…

İÇİMDEN "HAH HAH" DİYE BAĞIRMAK GELİYOR.




13 Haziran 2013 Perşembe

Halk “kibri” yendi / FEYZİ HEPŞENKAL / 14 Haziran Saat 03:45

                      14 Haziran Saat 03:45

Halk “kibri” yendi 

DEMOKRASİMİZ "GERÇEK" OLSAYDI, BU AÇIKLAMA İLK GÜN YAPILIRDI.
BEDELİ AĞIR OLSA DA, ŞİMDİ HALK KAZANDI.
UMARIM YAŞANANLARDAN HERKES PAYINA DÜŞEN DERSİ ALIR.


"GEZİ PARKI" BİR SEMBOL.
O SEMBOLÜN İFADE ETTİĞİ NE VARSA, HEPSİ KAZANDI.
MUTLU OLUN.
UMUTLU OLUN.

HİÇ KUŞKU YOK.
HALKA EDİLEN ONCA HAKARET, AYNEN İADE EDİLDİ.
GELİNEN NOKTANIN TERCÜMESİ BU.

VE BUNDAN SONRA HERKES BİLECEK Kİ, ZORLA DAYATMAYLA HER ŞEY BİR YERE KADAR.
SINIR AŞILIRSA "HALK" VAR.


Olay parkta geçiyormuş! 7 FEYZİ HEPŞENKAL / 13 Haziran Saat 17:50

                      13 Haziran Saat 17:50



Olay parkta geçiyormuş!

İstanbul Valisi Avni Mutlu canlı yayında cep telefonu numarasını verdi:
0532 307 86 87
Arada 15-20 dakika geçti.
SÖZCÜ’den bir haber geldi:
“ULAŞILAMIYOR! Cep telefonunu açıklayan Vali Mutlu'yu 65 kez aradık ancak ulaşamadık.”
Komiksiniz yani.
Elinde telefon, aramanızı mı bekleyecekti koca vali.
Hem meşguldü o sıra.
“24 saat içinde müdahale kesinlikle yok, ama söz vermiyoruz, olursa da kesinlikle haber veririz” falan, diyordu.
VALİ DEDİĞİN BÖYLE OLUR.
GAYET "KESİN" KONUŞUR!

* * *

Asıl önemli gelişme, aslında “merakla beklenen” bir buluşmaydı.
Başbakan’ın Hülya Avşar ile yaptığı “zirve toplantısı” bittikten sonra, ilk açıklamayı Avşar yaptı:
“Başından beri gezi eylemlerini takip ediyorum. Konuya çok hakimim. Anladığım kadarıyla olay bir parkta geçiyor.”
GÜLMEYİN.
Hülya Avşar haklı.
Olay bir parkta geçiyor…

* * *

Bir tweet ilişti gözüme.
Mehmat Altan demiş ki:
“Suarez İspanya’yı faşizmden çıkarıp 5 yılda AB üyesi yaptı. ‘Erdoğan Avrupa Parlamentosu'nun bizim hakkımızda alacağı kararı tanımıyorum’ dedi.”
Ah Mehmet Altan.
Vah Ahmet Altan.
BİZ BUNUN BÖYLE OLACAĞINI ZATEN BİLİYORDUK, SİZ YENİ ÖĞRENDİNİZ...

* * *

Yaşanan süreçte yıldızlaşan bazı isimler ve gruplar var.
Başta “ÇARŞI” geliyor elbet.
Fakat İhsan Eliaçık ile “Devrimci Müslümanlar” da sakın unutulmasın:
“R. İhsan Eliaçık @ihsaneliacik
Şu toz duman kalksın,meclisten ne yasalar geçtiğini görünce dudaklarınız uçuklayacak.Muhafazakar kodamanlar milleti soyuyor.”
“Devrimci Müslümanlar @isyanveislam
Allah'tan korkan, kapitalizmden korkmaz!
Emperyalizme ve faşizme boyun eğmez!
Zalim sultana soytarılık yapmaz!
Kendinize gelin!”

* * *

Nihayet derim ki:
AKİLLER GÖREVDEN VAZİFE ÇIKARIP YOLA DEVAM ETMELİ.
BAŞBAKAN İLE "BİR KISIM" HALK ARASINDA ACİLEN BİR "BARIŞ KÖPRÜSÜ" İNŞA ETMELİ.
AMA KAÇ AKİLDE BU FERASET VAR?
İŞTE ONU BİLEMEM...